Nereden geldi bu şampanya?


Çoğu insanın da bildiği/okuduğu Cahillikler kitabı‘ nda yazan şarapla ilgili ilginç bir bilgi dikkatimi çekti.

Konu ise şöyle:

champagne

Şampanya’ yı Fransızlar icat etmemiştir.

Fransızlar şaşıracak – hatta rencide olacaklar – ama şampanya bir İngiliz icadıdır.

Zencefilli biraya aşina olan herkesin bilebileceği gibi mayalanma doğal olarak köpük yaratır (Zencefilli bira İngiltere’ de gençler arasında alkol oranının düşüklüğünden dolayı tercih edilen bir bira türüdür.  İçerdiği alkol oranı ise %2′ dir. Tabi biz Türk olduğumuz için Efes’ in köpüğünü düşünsek de olur 🙂 ). Asıl sorun daima bu köpüğü kontrol altına almak olmuştur. Okumaya devam et

Sevilen 2011 Sauvignon Blanc


sevilen_sauvignon_blanc_2011

Son tadım notu yayınlamamın üzerinden 8 ay geçmiş. Hatta, “yok o kadar olmamıştır” derken geçen süreyi 3 kere saydım. Bu kadar uzun sürenin en büyük nedeni şehir ve iş yeri değişikliği. Artık İzmir’ de barmenlik değil, İstanbul’ da şaraphane sorumluluğu yapmaktayım. Aslında bloğu kişisel web sitesinin içerisine alma ile komple rafa kaldırma düşünceleri ara ara kafamı kurcalasa da aynı metod ile devam etmeye karar verdim.

Okumaya devam et

Doluca DLC Moskado 2010


 

Moskado 2010, Kipa’ nın sevgililer günü indiriminden alınan üçlünün sonuncusu. Ayrıca, kendisi bu sayfanın ilk dömisek (yarı tatlı) şarap tadım yazısının konusu.

Moskado 2010, Vinalies Internationales (Fransa) 2000 ve 2003′ te gümüş madalya almış ödüllü bir şaraptır. Benim ilgimi ise Eylül ayında yapılan Forum Bornova Şarap Günleri’ nde çekmişti. İlk defa orada tatmıştım kendisini, beni ve yanımdaki arkadaşlarımı çok etkilemişti. Fakat, o günden sonra kendisiyle tekrar karşılaşmamız ise aşağı yukarı 7 ay sürdü.

Okumaya devam et

2. Forum Bornova Şarap Günlerinin Ardından


Aslında bu yazıyı Pazar günü yazmam daha doğru olurdu, ama eve geç gelince bugüne sarktı. Tabi öncesinde neden uzun zamandır tadım yayınlamadığımı da açıklasam iyi olur gibi görünüyor.

Yaklaşık 1 aydır Ege Park AVM’ de Rosemary Brasserie‘ deyim. Önce Barmen oldum, şu ara ise servis personeline dahil oldum. Hedeflerim doğrultusunda şık bir yerde güzel bir işim var artık. Tabi bu iş, benim günümün neredeyse tamamını kaplıyor, bu yüzdende tadım notları artık daha nadir gelecek gibi görünüyor.

Okumaya devam et

Doluca DLC Grenache 2010


Uzun zamandır tadım yapamamın başlıca sebebi, şarapların hızlıca bozuluyor olması. Sorun şaraplarda mı yoksa havaların ısınması sebebiyle ben mi şarapları iyi saklayamıyorum tam anlamadım açıkcası. Tabi en çok canımı sıkan Confini Chiantinin bozulması oldu. Hal, böyle iken üzerine hasta da (yine yine yeniden) olunca buraya yazacak pek bişey kalmadı. Aslında hala yazmaya çalıştığım bir mantar yazısı var onu da yakın zamanda bitirir yayınlarım diye düşünüyorum.

Neyse, konumuz DLC Grenache esasında benim 2 haftalık hayat hikayem değil 🙂

Okumaya devam et

Doluca DLC Narince 2010


Ben Kipa’ dan şarap alış verişini kısmaya çalıştıkça, Kipa daha uygun fiyatlar ortaya çıkarıyor. Sanki, “Gitme kal” diyor bana. Neyse efendim, şimdi ve önümüzdeki 3 tadımın da şarapları Kipa’ dan alındı. Sebebi ise 14 Şubat Münasebetiyle şaraplara yaptıkları %30 indirimdi.

Doğruyu söylemek gerekirse, Dolunca’ nın şaraplarıyla aram iyi değildir, bilinmeyen bir soğukluk var aramızda (yani bende bilmiyorum niye uzak durduğumu). Fakat, DLC serisi güzeldir. Bir kere etiketi farklı, benim gibi etiket tasarımını da seven veya şarapla alakası hiç olmayan insanı direk çeker bu etiket.

Okumaya devam et

Koku Setleri Hakkında


Yakın zamanda İzmir Wine Club‘ ın katıldığım tadımında da farkettiğim üzere, benim bu çiçek kokuları ile aram maalesef hiç yok. Hayatına çiçek girmemiş adamdan çiçek kokularını tanımasını beklemek olmaz tabi. Ha bir de bu kadar zaman bu konunun üzerine nasıl düşmedim bunu ben de bilmiyorum.

Okumaya devam et